Menu

  • collapseDeutsch (439)
  • collapseEnglish (63)
  • expandEspañol (65)
  • expandFrançais (75)
  • expandItaliano (33)
  • expandNederlands (28)
  • expandOther Languages (8)
  • collapseTürkçe (60)
  • expandРусский (20)

Caniane Alman üstün insan ideolojisine karşı savaşalım:

tr-bul-2004-01

Caniane Alman üstün insan ideolojisine karşı savaşalım:

Caniane Alman üstün insan ideolojisine karşı savaşalım:
Almanya’da koyu ten rengine sahip insanlara yönelik Nazi terörüne ve ayrımcılığa karşı “Alman üstün insan ideolojisi çeşitli boyutlara sahiptir. Almanya’da yaşayan bazı gruplar belli bir keyfilikle soyutlanıp teşhir ediliyor, hedef yapılıp üzerlerine saldırılıyor.
Bazen çingene karşıtlığının, yani Sinti ve Roma ‘ya duyulan düşmanlığın ağırlık kazandığı olur (örneğin 1992′de Rostock’ta). Sonra yeniden antisemitik kalıplar, yani Yahudi düşmanlığı öne çıkıverir (örneğin VValser’in 1998 ‘deki konuşması ; 2002′deki Möllemann tartışmaları; 1995′te Lübeck’te, 2000′de Düsseldorf’ta girişilen antisemitik saldırılar). Ardından da belki Arap ülkelerinden insanlara karşı her zaman hizmete hazır (Hıristiyan-Batr kartı oynanacak (bugünkü ‘başörtüsü tartışması’ndaolduğu gibi), belki koyu cilt rengine sahip insanlara karşı klasik şovenist sömürge ırkçılığı güdülecek (örneğin 1991 ‘de Hoyerswerda ‘da veya 1996 ‘da Lübeck’te) belki de sığınmacılara (1992 ‘de Mannheim-Schönau (da) ya da ‘her türlü yabancıya’ (1992 ‘de Mölln ‘de) karşı saldırıya geçilecektir. Birkaç yıl önce CSU’nun Stoiber’i ‘ırkların karma karşık olduğu toplum’a karşı çıkmayı parola haline getirmişti (göründüğü kadarıyla kariyeri bundan dolayı hiç zarara uğramış değildir). Bugün ise Almanya’daki Naziler sokak ortasında işledikleri cinayetlerle ve kundakçılık eylemleriyle, koyu tenli insanları özellikle hedef seçtiklerini çoktandır belli etmiş bulunuyor.” Almanya’da derinlere kök salmış ilkel bir “gündelik ırkçılnV’ilekoyutenliinsanlarakarşıdevletinuyguladığı ayrımcılık ve Nazi terörü yanyana yürümektedir.
“Irkçı argümanları tek tek ele alıp çürütmeye kalkışmak bile, mantıksal argümanlar sayesinde kafalardaki ırkçı-milliyetçi Alman ‘üstün insan’ anlayışında herhangi bir değişiklik yapılabileceği varsayımına kapılıp tuzağa düşmek olur. Şunu baştan söyleyelim: Irkçılığa karşı mücadelede bir an olsun mantıksal ve akli argümanlardan vazgeçmemiz sözkonusu değildir. Ama asıl önemli olan, argümantatif bir hesaplaşmaya hazır ve açık olunmasını sağlamak gerektiğidir.
Ve bu açıdan da, hem ırkçılara ve hem de sömürücülere karşı ortak mücadelenin mümkün olduğu her yerde bu mücadeleye girişmek, tayin edici çıkış noktasıdır.” Daha sonra şu açıklamaya yer verilmiştir:
“Böyle bir mücadele sürecinde gerek dünya çapında gerekse kendi yaşadığımız ülkede insanların cilt rengine göre ayrımcılığa tabi tutulmasının nasıl bölücü bir işlevi olduğunu göstermek ve bununla mücadele etmek mümkündür. Böyle bir mücadelede güven kazanılıp argümantasyonun yolu açılabilir. ” Bu gibi mücadele eylemlerinin ötesinde şuna da dikkat etmek gerekir ki “… ırkçı ideoloji, özellikle de Alman üstün insan ideolojisi daha derinlere giden bir başka işleve daha sahiptir: sömürülen ve ezilen kitlelerin ‘kendilerini sömüren ve ezenlere ‘bağlanması.” Almanya’da koyu cilt rengine sahip insanlara karşı ayrımcılığın ve Nazi terörünün aşamaları Bildirinin bu bölümünde Alman ırkçı-milliyetçiliğinin(…)

Comments are closed.