Menu

  • collapseDeutsch (461)
  • collapseEnglish (63)
  • expandEspañol (65)
  • expandFrançais (75)
  • expandItaliano (33)
  • expandNederlands (28)
  • expandOther Languages (8)
  • collapseTürkçe (60)
  • expandРусский (20)

Bilimsel komünizmin temel tezlerinden birinin çarpıtılmasına karşı; "İşçilerin Vatanı Yoktur!" "Alman şovenizmi, milliyetçi ' yeniden birleşme şamatası' çıkalı beri, i

tr-bul-2000-03

Bilimsel komünizmin temel tezlerinden birinin çarpıtılmasına karşı; "İşçilerin Vatanı Yoktur!" "Alman şovenizmi, milliyetçi ' yeniden birleşme şamatası' çıkalı beri, i

Bilimsel komünizmin temel tezlerinden birinin çarpıtılmasına karşı; “İşçilerin Vatanı Yoktur!” “Alman şovenizmi, milliyetçi ‘ yeniden birleşme şamatası’ çıkalı beri, işçileri ve çalışan nurusun diğer kesimlerini, ABD emperyalizmi ve diğer büyük güçlerle yoğun bir rekabet içindeki emperyalist burjuvaziye daha sıkı kenetlemek üzere, içe ve dışa karşı giderek zorlamaya başladı.
Bilimsel komünizmin tarihsel doğum belgesi olan ‘Komünist Parti Manifestosu’, ‘Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!’ sloganıyla her türden milliyetçiliğe karşı savaş ilan etmişti. Bu husus şu anda Almanya ‘da, bizler açısından son derece önemlidir. Marx ve Engels, burjuvazinin proletaryayı devrimden alıkoymak için girişeceği önemli manevralardan birisinin ‘anavatan’ ve ‘yurtseverlik’ adına çağrı yapmak olduğunu biliyorlardı. Konuyu şöyle formüle ettiler: ‘Komünistler anavatanı, milliyeti ortadan kaldırmayı istemekle itham edilirler’. Marx ve Engels’in bu burjuva demogojik suçlamaya 1848′de verdiği yanıt, o zamandan buyana, dünya komünist hareketinin tarihi boyunca hep tartışma konusu oldu; oportünistleri ve milliyetçileri çileden çıkarmaya yetti. ” “…..Zaten sahip olmadıkları bir şey ellerinden alınamaz.” Marx ve Engels’in cevabıyla her şeyden önce, burjuvazinin “vatan sevgisi” için çağrı yaparken maskelediği can alıcı husus bilince çıkmaktadır:
Devletin, ekonominin iktidarı kimin elindedir? Vatan kime aittir? Marx ve Engels bu saptamanın da ötesine geçti:
“.çünkü komünist güçlerin hedefi, emperyalist burjuvazinin iktidarım dünyanın her tarafında kırmak ve uluslararası proletaryanın öncülüğünde, sömürü ve baskının, devletlerin, milletlerin ve milliyetlerin olmadığı dünya komünizmini kurmaktır..’.’ “…bu mücadelenin doğrudan cereyan ettiği sahne olarak ülkenin kendisi” ‘Proletaryanın burjuvaziye karşı mücadelesi, içerik açısından değilse de, biçim açısından başlangıçta milli niteliktedir. Her ülkenin proletaryası doğal olarak önce kendi burjuvazisinin hakkından gelmelidir. ” (Marx/ Engels, ‘Komünist Parti Manifestosu “, 1848, Toplu Eserler 4. Cilt, s. 473) Şovenistlerin Marx ve Engels’ in bu temel tezini milliyetçi bir tarzda yorumlayan demagojik manevrasına karşı, teorik açıdan mümkün olan en keskin ve sert bir şekilde mücadele edilmelidir. Bu noktada aşağıdaki hususlar önemlidir:
“‘Önce kendi burjuvazisinin hakkından gelmek’ -bunun anlamı, komünist güçlerin esas düşmanının ‘kendi ‘ ülkesi içinde olduğudur. Bir ülkenin komünist güçlerinin çalışma sahası ve sorumluluğu, ilk planda zora dayalı proleter devrimle, kendi esas düşmanının gerici devlet aygıtını parçalamak ve ‘kendi’ ülkesinde proletaryanın diktatörlüğünü kurmaktır.” ‘”Önce kendi burjuvazisinin hakkından gelmek’ -bunun anlamı, ‘kendi’ ülkesindeki mücadelenin, hiçbir şekilde zamansal olarak ya da önem sırası nedeniyle değil, sadece alansal olarak öncelik taşıdığıdır..Marx ve Engels için(…)

Comments are closed.