Menu

  • collapseDeutsch (439)
  • collapseEnglish (63)
  • expandEspañol (65)
  • expandFrançais (75)
  • expandItaliano (33)
  • expandNederlands (28)
  • expandOther Languages (8)
  • collapseTürkçe (60)
  • expandРусский (20)

Alman Şövenist brun büyüklüğüne karşı

tr-bul-2006-02

Alman Şövenist brun büyüklüğüne karşı

Alman Şövenist brun büyüklüğüne karşı
“Kapitalist sınıfı iktidarda tutan sihir” işçiler arasındaki bölünmedir (Marx) “1 Mayıs işçilerin enternasyonal mücadele günüdür! Dayanışma! Bu dayanışma sadece dünya çapındaki işçileri, salt alman emperyalizmi tarafından baskı altında tutulan ve sömürülen dünya halkları ile dayanışmayı kapsamaz, aksine, özellikle kendi yaşadığımız ülkedeki ezilenlerle de dayanışmayı içermek zorundadır. Burada pratik dayanışmanın objesi, özel baskılara maruz kalan ve daha çok sömürülen mültecileri, sezonluk işçileri ve göçmen işçileri kapsamaktadır.” Kapitalizm, işçiler arasındaki rekabete dayanmaktadır Bunun kaynağı ise, azami kar hırsıdır. Bu bağlamda, “alman burjuvazisi her aracı kullanarak sömürü yü katmerleştirmekte birlikte, elinde olan tüm imkanları kullanarak, işçiler arasındaki rekabeti kızıştırmaya çalışmaktadır.” Bildiri, bu rekabetin nasıl oluştuğunu ortaya koyarak, modern göçün kaynaklarını ortaya koymaktadır:
“… böylelikle 90′lı yıllarda Doğu-Avrupa’dan, ama aynı zamanda Afrika’dan ve Asya’dan gelen bir göç kitlesi giderek çoğaldı. Alman emperyalizmi bu gelişmeleri bilinçli olarak kullanmaktadır:
Yeni göçen işçiler, burada endüstriyel bir yedek ordu oluşturmaktadırlar ve en düşük ücretlerle çalışmaya ve en kötü iş koşullarını kabul etmeye zorlatılan bir kütle konumuna getirilmektedir.” Emperyalistler bu durumu, ücretleri düşürmek ve çalışma koşullarını giderek kötüleştirmek için kullanmaktadırlar.
“Diğer taraftan alman emperyalizmi bu olguyu, “böl ve yönet” politikasına iktidarını daha da sağlamlaştırmak için, işçiler arasındaki bölün meyi körüklemekte; alman milliyetçiliği ve alman şovenizmini körükleyerek, özelliklede alman işçi lerini kendisine bağlamak istemektedir.” Bildirinin bu bölümü Lenin’in bir pasajıyla noktalanmaktadır:
Ama sadece gericiler, bu halklar göçünün ilerici anlamı karşısında gözlerini kapatabilirler. Kapi talizmin gelişmesi olmadan, ve bu gelişmenin temeline dayanan bir sınıf mücadelesi olmaksı zın, kapitalist boyunduruktan kurtuluş mümkün olamaz. Kapitalizm, yöresel yaşamın kokuşmuş luğunu ve geri kalmışlığının parçalayarak, milli sınır ve ön yargıları parçalayarak, tüm ülkelerin işçilerini, Amerika’da, Almanya’daki vs Fabrikala ra ve işletmelere çekerek birleştirerek, dünyadaki tüm emekçileri tam da böylesi bir mücadelenin ortasına çekmektedir.”(Lenin, Kapitalizm ve mül teci işçiler, 1913, Eserler, Cilt 19, S. 447, Alm.) Polonyalı işçilerin Almanya’da özel basıklara ve sömürüye maruz kalmasına karşı mücadele edelim!
Polonyalı emekçiler üzerine katmerli baskı koşulları Almanya’da uzun ve vahşi bir geçmişe sahiptir.
Başlangıcı ta alman kaiserreich zamanlarına kadar ulaşmaktadır. Nazi faşizmi döneminde, 3 milyonu Yahudi olan tam 6 milyon Polonyalı katledildi ve 2 milyonu zoraki çalışmaya zorlandı.(…)

Comments are closed.