Menu

  • collapseDeutsch (439)
  • collapseEnglish (63)
  • expandEspañol (65)
  • expandFrançais (75)
  • expandItaliano (33)
  • expandNederlands (28)
  • expandOther Languages (8)
  • collapseTürkçe (60)
  • expandРусский (20)

3. Parti konferansı dolayısıyla "Gegen die Strömung"un yayınladığı Mesaj:

Bilimsel komünizm kılavuzluğunda hareket eden dünyadaki tüm güçlere:

3. Parti konferansı dolayısıyla "Gegen die Strömung"un yayınladığı Mesaj:

3. Parti konferansı dolayısıyla “Gegen die Strömung”un yayınladığı Mesaj:
Bilimsel komünizm kılavuzluğunda hareket eden dünyadaki tüm güçlere:
“Gegen die Strömung”un 1974′te kuruluşundan 30 yıl sonra, Kasım/0ralık 2004′te 3.
parti konferansı gerçekleştirildi.
Bu 30 yıl içinde “Gegen die Strömung”un mücadele ve çalışmalarını niteleyen üç özelliğin, üç bariz belirtinin oluşmuş bulunduğunu düşünüyoruz:
Birincisi, Marx ve Engels’ten Ekim Devrimi ve Lenin ile Stalin dönemlerine kadarki dünya komünist hareketinin içsel bütünlüğünü modern revizyonistlerin ihanetine karşı yeniden kuvvetle ortaya çıkarmak, Marx ve Engels’in, Lenin ve Stalin’in “danışmanlık vasfını” ideolojik tartışmalarda ön plana yerleştirmek ve geçici bir izolas-yonu göze alarak güncel tartışmalarda da bu gelenek ve sürekliliği temsil etmek için büyük zaman, enerji ve emek harcanarak mücadele edildi, hâlâ da ediliyor.
Söz konusu süreklilik çizgisini sağlama almaya yönelik bu gerçekten çok kapsamlı çalışma, “Gegen die Strömung”un yürüttüğü mücadelenin ayırt edici bir belirtisidir ve hiç zayıflatılmadan, tersine daha da güçlendirilerek devam ettirilmesi gerekmektedir. Kesinlikle sadece teorik bir mesele değildir bu; her şeyden önce, dünya tarihindeki komünist mücadelelerle kurulan içsel bağla, bu mücadele yolunu sürdürme kararlılığıyla ve revizyonizm ve oportünizme varmayacak bir “yeni” yol bulunamayacağına dair kesin bir yargıyla ilişki içindedir.
İkincisi, komünist ahlak ile fedakârlık arasındaki, Alman emperyalizmine duyulan nefret ile proleter enternasyonalizmi arasındaki içsel bağlantıyı hem kendi saflarımızda hem de dışarıya yönelik olarak ortaya koyma ve savunma iddiasındayız. Böylece üstlendiğimiz görevlerin ne kadar uzun vadeli olduğunu çok iyi biliyor, ama burjuvazinin başarıyla yürüttüğü kandırma ve kışkırtma manevraları karşısında sözde radikal küçük burjuva eğilimlerce sürdürülen, Almanya’da işçilerin tamamıyla burjuvalaştırıldığı ve buna karşı koymanın imkânsız olduğu şeklindeki yakınmacılığa kendimizi kaptırmıyoruz. Tersine, bugünkü haliyle işçi sınıfının hiç önünde eğilmeden, bu ülkede var olabilecek tek devrimci gücün ancak işçi sınıfının çoğunluğu olabileceğine inanıyoruz. Ama tabii asıl zorlukların tam da burada yattığının, temel problem olan modern revizyonizme Almanya’da bir de Alman şovenizmi zehrinin karıştığının farkındayız aynı zamanda.
Üçüncü olarak, burjuva-emperyalist efsanelerini, tarih çarpıtmalarını ve ağır suçları susarak geçiştirme çabalarını bertaraf etmek amacıyla komünist temele dayalı ciddi ve yoğun bir bilimsel çalışmanın gerçekleştirilmesi de, yine “Gegen die Strömung”un bariz bir özelliğidir. Şimdiden karşımızda bulunan ve daha da artacak olan tarih çarpıtmaları ve yalanla(…)

Comments are closed.